, , ,

ÖZGÜVEN GELİŞİMİ

ÖZGÜVEN GELİŞİMİ

 

     Özgüven, kişinin kendisiyle yaptığı öz değerlendirme sonucunda kendisinden memnun olup olmamasıyla ilgili bir olgudur. Kişinin kendisini iyi hissetmesini ve bunun etkisiyle çevresiyle barışık olmasını sağlar. Özgüven çocukluktan itibaren gelişmeye başlar. Çocukluk döneminde özgüven duygusunun gelişmesi anne ve babanın tutum ve davranışlarıyla oluşur. Daha sonra ise yaşadığı sosyal çevre ve arkadaş ortamı özgüven gelişiminde önemli rol oynar. Çocuk, çevresinden aldığı tepkiler sonucunda olumlu veya olumsuz bir özgüven geliştirir.

 

Özgüveni gelişmemiş çocuk, kendini yetersiz ve eksik hisseder. Beğenilmemek ve onaylanmamak korkusu vardır. Sosyal ortamlardan kaçınır. Diğer insanlarla iletişim kurmakta ve kendini ifade etmekte zorlanır. Aşırı utangaç ve içine kapanık olur. Kendisiyle ve çevresiyle barışık değildir. Başarısız olmaktan korktuğu için yeni deneyimlerden kaçınır. Hata yapmaktan korkar ve sorumluluk almak istemez. Sıkça başkalarına ihtiyaç duyar. Başkalarını memnun etme çabası vardır. Sürekli kendisini eleştirir ve kendini suçlar. Düşüncelerini söyleme cesareti olmaz. Kendi yeteneklerinin farkında değildir. Olumlu yönlerini görmezden gelir ve kendini değerli hissetmez. Olaylardan çabuk ve olumsuz etkilenir.

 

Çocukluk dönemindeki baskıcı ve korumacı ebeveyn tutumları çocuğun özgüveninin gelişememesine neden olur. Çocuğa yeterince güvenilmemesi, sorumluluk verilmemesi, yeteneklerinin görmezden gelinmesi ve yapabileceğinin fazlasını beklemekte özgüven gelişimini engeller. Ayrıca çocuğa karşı sürekli olumsuz yönde eleştirilerde bulunmak, onu başkalarıyla kıyaslamak, başarısız olduğunda ceza vermek veya aşağılayıcı sözler söylemek, başarılı olduğunda ise takdir etmemekte özgüven gelişimine engel olan etkenlerdendir. Özgüvenin gelişememesine neden olan bir başka faktör de çocuğa yeterince ilgi ve sevgi göstermemek ve düşüncelerine saygı duymamaktır.

 

Özgüven doğuştan gelen bir özellik değildir bu nedenle özgüven gelişimi zamanla gelişebilir. Çocuğun kendisiyle ilgili olumlu düşünceler geliştirmesine yardımcı olabiliriz. Özgüven gelişimi için öncelikle çocuğa gerekli ilgi ve sevgi gösterilmelidir. Onun duygularını özgürce yaşayıp ifade etmesine fırsat tanıyıp, becerilerini desteklemek özgüveninin gelişmesini sağlar. Her çocuk farklı ve özeldir bu yüzden onu başkalarıyla kıyaslamaktan kaçınmalı ve onu olduğu gibi kabul etmek gereklidir. Çocukların başarılarında olduğu kadar başarısız olduklarında da yanlarında olmalıyız. Kendisini iyi ve rahat hissedebileceği çeşitli aktivitelere katılmasını sağlayabiliriz. Ayrıca özgüven gelişimi için uzmanlardan psikolojik destek alınabilir.

, , , ,

Çocuklarda Akıl Yürütme

Çocuklarda Akıl Yürütme

 

Akıl yürütme, daha önceden öğrenilmiş bilgileri yeni karşılaşılan bir soruna çözüm bulabilmek için birleştirme ve düzenleme süreci olarak nitelendirilir. Düşünme semboller aracılığı ile gerçekleşir. Sembollerde olay ve nesne gibi dış uyarıcıları temsil eden işaretlerdir.

 

Olgunlaşma ve bilişsel gelişim iyi akıl yürütme için şarttır. Bilişsel gelişim ise bilgiyi tanımayı, problem çözmeyi, karar vermeyi ve bir işi tamamlayıncaya kadar dikkati vermeyi içerir ve bu beceriler akıl yürütmenin önemli şekilleridir.

 

Bireyin içinde yaşadığı dünyayı öğrenmesi ve anlaması için akıl yürütme, problem çözme, kavramlar ve düşünme ile ilgili zihinsel faaliyetlerin tümü “bilişsel sistem”i oluşturmaktadır. Bilişsel hedefler hafıza, karar verme ve akıl yürütme gibi farklı zihinsel becerileri içermektedir. Algı, bellek, düşüncenin genellenmesi,  değerlendirilmesi ve akıl yürütme gibi süreçler bilişsel yeteneklerdendir .

 

Düşünme ve akıl yürütme, öğretimin odağındadır. Öğrencilerin açıklama, doğrulama, karşılaştırma, zıt ve esnek düşünebilme yeteneklerini içerir. Öğrenciler bu süreçte hem derinlemesine öğrenirler hem de yeni bilgilerle var olan bilgileri arasında nasıl ilişki kurabileceklerini öğrenirler.

 

Akıl Yürütmede Bağlantılı Noktalar

Problem Çözme:

Bir amaca ulaşırken karşılaşılan güçlükleri yenme süreci olarak nitelendirilir. Bilgiyi kullanarak buna orjinallik, yaratıcılık ve akıl yürütme eklenerek çözme süreci tamamlanabilir. Problem çözmede sorunu değerlendirme, kavrama ve çözüme ulaşma eğilimi görülür. Sorunu kavrayarak ve akıl yürüterek çözme, deneme ve yanılma yoluyla çözmeden daha önemli ve etkilidir. Örneğin; çocuğunuz ulaşamadığı yerdeki oyuncağını almak için sopa yardımını kullanmayı düşünmesi gibi..

Analiz Becerisi:

Bu beceri bir konunun daha iyi anlaşılabilmesi için o konunun daha basit ve küçük parçalara ayrılarak incelenmesini kapsamaktadır. Çocuğun olayları incelemek için olayı daha basit bir parçaya ayırarak analiz etmesini öğrenmesi gerekmektedir.

Çocuklardaki bu becerinin gelişmesi için; ‘En önemli farklılık ne?’, ‘Olayları adım adım anlatabilir misin?’, ‘Bu olay farklı bir şekilde de sıralanabilir mi?’ gibi basit sorular yardımıyla çocuğun olayları analiz etmesinde yardımcı olunur. Çocuğun bu tip sorulara cevap vermesi, olayları parçalara ayırarak daha iyi kavramasını ve kendine bir düşünce tarzı geliştirmesini sağlar.

Sentez Becerilerinin Geliştirilmesi:

Bu düşünme becerisi, daha önceden öğrenilmiş olan bilgilerin, uygulamaların ve becerilerin birleştirilerek yeni bir şekilde düşünülmesi olarak nitelendirilir.

‘Şöyle sıralasak ne olur?’, ‘Şunlarla birlikte düşünsek ne elde ederiz?’, ‘Şu iki bilgiyi birleştirsek nasıl bir sonuç elde ederiz?’ tarzı sorularla çocuğun eski bilgileri aracılığıyla akıl yürüterek yeni bir düşünce ortaya çıkarması desteklenebilir.

Planlama :

Planlama ve organizasyon becerisi; karşılaşılan bir duruma yönelik düşünebilme, uygun stratejiler geliştirme ve bu stratejileri kullanarak işe koyulma ile ilişkili, hayatımızı yönetmemizi sağlayan en temel becerilerdendir.

Çocuklarda planlama ve organizasyon becerilerinin gelişiminde anne/baba tutumlarının çok önemli olduğunu unutmamalı ve kendi tutumlarımızı çocuklarımız yararına yeniden gözden geçirmeliyiz. Aşırı koruyucu, baskıcı ve disiplinli ebeveyn tutumlarının çocuklarda planlama becerilerinin gelişmesini engellediği, demokratik ve pozitif disiplin odaklı anne/baba tutumlarının ise çocukların bu becerilerini geliştirmelerine olanak tanıdığı bilinmektedir.

Günlük yaşam içinde planlama ve organizasyon becerileri gelişmiş çocukların akademik yaşamlarında bu becerileri kullanarak daha başarılı oldukları görülmektedir. Sabah kalktığında hava durumuna uygun giyinme becerisi olan bir çocuk, sınavda karşılaştığı bir soruya uygun çözüm geliştirme becerisini de kolaylıkla gösterebilmektedir.

Kategorize Etmek:

Kategorizasyon ya da kategorilendirme, bireylerin sosyal ve fiziksel çevrelerini kategorilere ayırmasını ve çeşitli öğeleri bu kategorilere yerleştirmesini ifade eden bilişsel süreçtir. Bir başka deyişle “insanın çevresini, kategoriler halinde düzenleme etkinliği ya da sürecidir”. Söz konusu kategoriler, bireyin eylemleri ve tutumları bakımından birbiriyle eşdeğerli veya birbirine benzer gördüğü insan, eşya, olay grupları ya da bunların belirli niteliklerini kapsayan gruplardır.

Kategorilendirme süreçleri, bireyin yaşamı açısından bir dizi pratik işleve sahiptir. Kategorilendirme, ilk olarak, yaşamın karmaşıklığını azaltmaya yarar. Bireyin çevresini basitleştirip sistematikleştirmesine katkıda bulunarak karmaşık bir yaşamla ve yaşamındaki değişikliklerle başa çıkmasını mümkün kılar. İkinci olarak, karşılaşılan uyaranların anında tanınmasını ve bir düzen içine konmasını; çevreyi bölümlemeyi ve bir açıdan benzer, bir başka açıdan farklı görülen öğeleri bir araya toplamayı sağlar. Böylece anlamlı, öngörülebilir bir dünyanın bilişsel olarak inşasını kolaylaştırırlar. Bu sayede çeşitli şeylerle yeniden karşılaştığımız her seferinde onları yeniden öğrenmek zorunluluğu ortadan kalkar. Çeşitli objeler (insan, olay, nesne) ve özellikleri belleğe depolanıp hareketli ve kullanılabilir bir tarzda tutulur ve böylece yeni objeler için kıyas noktası işlevi görürler. Üçüncü olarak, kategorilendirme sürecinde oluşturulan kategoriler, pratikte davranış ve eylemlerimizi yönlendirirler. Kategorilenen uyaran veya objeler karşısında, kategori bilgilerimize göre tepkide bulunuruz.

 

Çocukların Akıl Yürütme Yöntemlerini Geliştirmek İçin Ne Yapmalıyız?

  • Çocuklara duygusal olarak sıcak ve duyarlı bir ortamı sağlamak,
  • Çocuklara yapılan etkinliklerle ilgili sahiplenme duygusunu hissedecekleri bir

ortamı oluşturmak,

  • Çocuklara bilişsel zorluklar sağlayacak ortamı oluşturmak,
  • Çocuklara kendi düşüncelerini ortaya koyabilecekleri ortamı oluşturmak
  • Çocukların akıl yürütebileceği aşamalı olarak zorluk seviyelerinin artacağı egzersizlerde bulunmak
  • Çocukların akıl yürütme denemelerine karşı destekleyici davranış sergilemek
  • Çocuğunuzu plan yapması için cesaretlendirin
  • Çocuğunuza akıl vermeyin, aklını kullanması için teşvik edin
  • Çocuğunuzun düşünme becerileri üzerine düşünün
  • Düşünme faaliyeti için seçtiğiniz zamana dikkat edin
  • Faaliyetinizin içine biraz eğlence koyun
  • Kendi düşünme becerilerinizle ona örnek olun
, , ,

Dikkat Dağınıklığı, Okul Hayatında Büyük Sorun Oluyor

Dikkat Dağınıklığı, Okul Hayatında Büyük Sorun Oluyor

İzmir Koleji İlkokul Müdürü Zehra Sağ, günümüzde öğrencilerin başarısını etkileyen en önemli sorunun dikkat dağınıklığı olduğuna dikkat çekerek, bilişsel terapi yöntemiyle bu sorunu aşmaya başladıklarını dile getirdi.

A+A-

Yeni nesil kuşağının en önemli sorunlarından biri olan dikkat dağınıklığını Bilişsel Terapi yöntemiyle çözen Norofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu İzmir Koleji’nde uygulanmaya başlandı. İlkokul öğrencilerinin öğrenme kapasitelerini artırmak amacıyla ders programına alınan metod, Norofix psikologları rehberliğinde uygulanıyor. Öncelikle seviye tespit çalışmaları yapan uzmanlar, çocukların öğrenme kapasitelerine yönelik bireysel uygulamalara başladı. Belirli aralıklarla ölçüm ve değerlendirme yaparak gelişim sonuçlarını okul idaresi ile paylaşan uzmanlar, 2017-2018 eğitim öğretim yılı boyunca İzmir Koleji ile çalışmalarını sürdürecek.
Öğrenci Dersi Sevmiyorsa, Sebebi Araştırılmalı
İzmir Koleji İlkokul Müdürü Zehra Sağ, çocukların başarısını ve mutluluğunu temel hedef aldıklarını söyleyerek, günümüzün en büyük sorunlarından biri olan dikkat dağınıklığını bilşsel işlev geliştirme metodu ile aşmaya başladıklarını söyledi. Tüm ilkokul öğrencileri ile çalışmalara başladıklarını belirten Sağ, kısa zaman süresi içinde öğrencilerin derslere karşı ilgilerinin arttığına dikkat çekti. İzmir Koleji Müdürü, daha az zamanda, daha verimli öğrenmeyi sağlayan bu yöntem ile eğitim sisteminde zihinsel kapasitelerinin farkında, toplumsal sorumluluklarının bilincinde, dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Öğrencilerin neden ders çalışmayı sevmediğini ya da neden kitap okumadığını araştırırken tüm dünyaca kabul edilen bir metodu uygulamaya karar verdiklerini anlatan Sağ, velilerin çocuklarının iyi bir gözlemcisi olmasını tavsiye etti. İzmir Koleji Müdürü, ailelerin çocuklarını ders çalışmıyor diye suçlamaları yerine, nedenlerine odaklanmaları gerektiğini belirterek, şöyle devam etti;

“Ödev yapmak, ders çalışmak bir öğrenci için sorun teşkil ediyorsa, ailelerin, eğitimcilerin bunun sebeplerini mutlaka araştırması gerek. Dikkat dağınıklığı, hafıza problemi olan bir çocuğun ders çalışması uzun saatler sürebilir. Bu sorun sadece akademik olarak değil, sosyal olarak da çocuğun gelişimini olumsuz etkilemektedir. Biz öğrencilerin mutlu ve başarılı bireyler olmasını hedefleyen bir okul olarak çocukların bilişsel kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmalar ile bu problemi ortadan kaldırıyoruz.”

Eylül ayından itibaren okulda dikkat, bellek ve muhakeme becerilerini geliştiren materyalli bilişsel gelişim sistemleri uyguladıklarını vurgulayan İzmir Koleji ilkokul Müdürü, Türk çocuklarına uygun dünyaca kabul görmüş bu metod ile çocukların öğrenmenin keyfini yaşamaya başladıklarını ifade etti.

Sadece öğrencilere değil, bireysel olarak kişilerin odaklanma, hafıza, hızlı düşünme, algılama ile ilgili problemlerini çözen Nörofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu, kişilerin gerçek zihinsel kapasitelerini fark edip kullanmalarına ve arttırmalarına yardımcı oluyor.  Bilgi kayıplarına yol açan, tam öğrenmeyi engelleyen, dikkat, odaklanma, hatırlama, algılama, hızlı düşünme ile ilgili problemlerin giderilmesini sağlayan sistem, kişilerin yaşamın her alanında daha dikkatli olmasını sağlıyor.

bilişsel işlev gel öğrencilerin öğrenme performanslarını artıran Nörofix Bilişsel İşlev Gelişim Metodu ile dikkat, hafıza ve muhakeme kapasitelerini artırıyor. Daha az zamanda, daha çok öğrenmeyi sağlayan metod ile öğrencilerin zihinsel ve sosyal gelişimleri artıyor.

Yeni nesil kuşağının en önemli sorunlarından biri haline dikkat dağınıklığını ilaçsız tedavi yöntemi olarak bilinen Nörofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu İzmir Koleji’nde uygulanmaya başlandı. İlkokul öğrencilerinin öğrenme kapasitelerini artırmak amacıyla ders programına alınan metod, Nörofix psikologları rehberliğinde uygulanıyor. Öncelikle seviye tespit çalışmaları yapan uzmanlar, çocukların öğrenme kapasitelerine yönelik bireysel uygulamalara başladı. Belirli aralıklarla ölçüm ve değerlendirme yaparak gelişim sonuçlarını okul idaresi ile paylaşan uzmanlar, 2017-2018 eğitim öğretim yılı boyunca İzmir Koleji ile çalışmalarını sürdürecek.
Öğrenci Dersi Sevmiyorsa, Sebebi Araştırılmalı
İzmir Koleji Genel Müdürü Zehra Sağ, çocukların başarısını ve mutluluğunu temel hedef aldıklarını söyleyerek, günümüzün en büyük sorunlarından biri olan dikkat dağınıklığını Nörofix metodu ile aşmayı planladıklarını söyledi. Tüm ilkokul öğrencileri ile çalışmalara başladıklarını belirten Sağ, kısa zaman süresi içinde öğrencilerin derslere karşı ilgilerinin arttığına dikkat çekti. İzmir Koleji Müdürü, daha az zamanda, daha verimli öğrenmeyi sağlayan bu yöntem ile eğitim sisteminde zihinsel kapasitelerinin farkında, toplumsal sorumluluklarının bilincinde, dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Öğrencilerin neden ders çalışmayı sevmediğini ya da neden kitap okumadığını araştırırken tüm dünyaca kabul edilen bir metodu uygulamaya karar verdiklerini anlatan Sağ, velilerin çocuklarının iyi bir gözlemcisi olmasını tavsiye etti. İzmir Koleji Müdürü, ailelerin çocuklarını ders çalışmıyor diye suçlamaları yerine, nedenlerine odaklanmaları gerektiğini belirterek, şöyle devam etti;

“Ödev yapmak, ders çalışmak bir öğrenci için sorun teşkil ediyorsa, ailelerin, eğitimcilerin bunun sebeplerini mutlaka araştırması gerek. Dikkat dağınıklığı, hafıza problemi olan bir çocuğun ders çalışması uzun saatler sürebilir. Bu sorun sadece akademik olarak değil, sosyal olarak da çocuğun gelişimini olumsuz etkilemektedir. Biz öğrencilerin mutlu ve başarılı bireyler olmasını hedefleyen bir okul olarak çocukların bilişsel kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmalar ile bu problemi ortadan kaldırıyoruz.”

Eylül ayından itibaren okulda dikkat, bellek ve muhakeme becerilerini geliştiren materyalli bilişsel gelişim sistemleri uyguladıklarını vurgulayan İzmir Koleji Genel Müdürü, Türk çocuklarına uygun dünyaca kabul görmüş bu metod ile çocukların öğrenmenin keyfini yaşamaya başladıklarını ifade etti.

Sadece öğrencilere değil, bireysel olarak kişilerin odaklanma, hafıza, hızlı düşünme, algılama ile ilgili problemlerini çözen Norofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu, kişilerin gerçek zihinsel kapasitelerini fark edip kullanmalarına ve arttırmalarına yardımcı oluyor.  Bilgi kayıplarına yol açan, tam öğrenmeyi engelleyen, dikkat, odaklanma, hatırlama, algılama, hızlı düşünme ile ilgili problemlerin giderilmesini sağlayan sistem, kişilerin yaşamın her alanında daha dikkatli olmasını sağlıyor.

Kaynak: Dikkat Dağınıklığı, Okul Hayatında Büyük Sorun Oluyor

, , ,

Dikkat Dağınıklığı, Okul Hayatında En Büyük Sorun!.. 

Dikkat Dağınıklığı, Okul Hayatında En Büyük Sorun!.. 

İzmir Koleji İlkokul Müdürü Zehra Sağ, günümüzde öğrencilerin başarısını etkileyen en önemli sorunun dikkat dağınıklığı olduğuna dikkat çekerek, bilişsel terapi yöntemiyle bu sorunu aşmaya başladıklarını söyledi.

Yeni nesil kuşağının en önemli sorunlarından biri olan dikkat dağınıklığını Bilişsel Terapi yöntemiyle çözen Norofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu İzmir Koleji’nde uygulanmaya başlandı. İlkokul öğrencilerinin öğrenme kapasitelerini artırmak amacıyla ders programına alınan metod, Norofix psikologları rehberliğinde uygulanıyor. Öncelikle seviye tespit çalışmaları yapan uzmanlar, çocukların öğrenme kapasitelerine yönelik bireysel uygulamalara başladı. Belirli aralıklarla ölçüm ve değerlendirme yaparak gelişim sonuçlarını okul idaresi ile paylaşan uzmanlar, 2017-2018 eğitim öğretim yılı boyunca İzmir Koleji ile çalışmalarını sürdürecek.

Öğrenci Dersi Sevmiyorsa, Sebebi Araştırılmalı

İzmir Koleji İlkokul Müdürü Zehra Sağ, çocukların başarısını ve mutluluğunu temel hedef aldıklarını söyleyerek, günümüzün en büyük sorunlarından biri olan dikkat dağınıklığını bilşsel işlev geliştirme metodu ile aşmaya başladıklarını söyledi. Tüm ilkokul öğrencileri ile çalışmalara başladıklarını belirten Sağ, kısa zaman süresi içinde öğrencilerin derslere karşı ilgilerinin arttığına dikkat çekti. İzmir Koleji Müdürü, daha az zamanda, daha verimli öğrenmeyi sağlayan bu yöntem ile eğitim sisteminde zihinsel kapasitelerinin farkında, toplumsal sorumluluklarının bilincinde, dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Öğrencilerin neden ders çalışmayı sevmediğini ya da neden kitap okumadığını araştırırken tüm dünyaca kabul edilen bir metodu uygulamaya karar verdiklerini anlatan Sağ, velilerin çocuklarının iyi bir gözlemcisi olmasını tavsiye etti. İzmir Koleji Müdürü, ailelerin çocuklarını ders çalışmıyor diye suçlamaları yerine, nedenlerine odaklanmaları gerektiğini belirterek, şöyle devam etti;

“Ödev yapmak, ders çalışmak bir öğrenci için sorun teşkil ediyorsa, ailelerin, eğitimcilerin bunun sebeplerini mutlaka araştırması gerek. Dikkat dağınıklığı, hafıza problemi olan bir çocuğun ders çalışması uzun saatler sürebilir. Bu sorun sadece akademik olarak değil, sosyal olarak da çocuğun gelişimini olumsuz etkilemektedir. Biz öğrencilerin mutlu ve başarılı bireyler olmasını hedefleyen bir okul olarak çocukların bilişsel kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmalar ile bu problemi ortadan kaldırıyoruz.”

Eylül ayından itibaren okulda dikkat, bellek ve muhakeme becerilerini geliştiren materyalli bilişsel gelişim sistemleri uyguladıklarını vurgulayan İzmir Koleji ilkokul Müdürü, Türk çocuklarına uygun dünyaca kabul görmüş bu metod ile çocukların öğrenmenin keyfini yaşamaya başladıklarını ifade etti.

Sadece öğrencilere değil, bireysel olarak kişilerin odaklanma, hafıza, hızlı düşünme, algılama ile ilgili problemlerini çözen Nörofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu, kişilerin gerçek zihinsel kapasitelerini fark edip kullanmalarına ve arttırmalarına yardımcı oluyor.  Bilgi kayıplarına yol açan, tam öğrenmeyi engelleyen, dikkat, odaklanma, hatırlama, algılama, hızlı düşünme ile ilgili problemlerin giderilmesini sağlayan sistem, kişilerin yaşamın her alanında daha dikkatli olmasını sağlıyor.

bilişsel işlev gel öğrencilerin öğrenme performanslarını artıran Nörofix Bilişsel İşlev Gelişim Metodu ile dikkat, hafıza ve muhakeme kapasitelerini artırıyor. Daha az zamanda, daha çok öğrenmeyi sağlayan metod ile öğrencilerin zihinsel ve sosyal gelişimleri artıyor.

Yeni nesil kuşağının en önemli sorunlarından biri haline dikkat dağınıklığını ilaçsız tedavi yöntemi olarak bilinen Nörofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu İzmir Koleji’nde uygulanmaya başlandı. İlkokul öğrencilerinin öğrenme kapasitelerini artırmak amacıyla ders programına alınan metod, Nörofix psikologları rehberliğinde uygulanıyor. Öncelikle seviye tespit çalışmaları yapan uzmanlar, çocukların öğrenme kapasitelerine yönelik bireysel uygulamalara başladı. Belirli aralıklarla ölçüm ve değerlendirme yaparak gelişim sonuçlarını okul idaresi ile paylaşan uzmanlar, 2017-2018 eğitim öğretim yılı boyunca İzmir Koleji ile çalışmalarını sürdürecek.

Öğrenci Dersi Sevmiyorsa, Sebebi Araştırılmalı

İzmir Koleji Genel Müdürü Zehra Sağ, çocukların başarısını ve mutluluğunu temel hedef aldıklarını söyleyerek, günümüzün en büyük sorunlarından biri olan dikkat dağınıklığını Nörofix metodu ile aşmayı planladıklarını söyledi. Tüm ilkokul öğrencileri ile çalışmalara başladıklarını belirten Sağ, kısa zaman süresi içinde öğrencilerin derslere karşı ilgilerinin arttığına dikkat çekti. İzmir Koleji Müdürü, daha az zamanda, daha verimli öğrenmeyi sağlayan bu yöntem ile eğitim sisteminde zihinsel kapasitelerinin farkında, toplumsal sorumluluklarının bilincinde, dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Öğrencilerin neden ders çalışmayı sevmediğini ya da neden kitap okumadığını araştırırken tüm dünyaca kabul edilen bir metodu uygulamaya karar verdiklerini anlatan Sağ, velilerin çocuklarının iyi bir gözlemcisi olmasını tavsiye etti. İzmir Koleji Müdürü, ailelerin çocuklarını ders çalışmıyor diye suçlamaları yerine, nedenlerine odaklanmaları gerektiğini belirterek, şöyle devam etti;

“Ödev yapmak, ders çalışmak bir öğrenci için sorun teşkil ediyorsa, ailelerin, eğitimcilerin bunun sebeplerini mutlaka araştırması gerek. Dikkat dağınıklığı, hafıza problemi olan bir çocuğun ders çalışması uzun saatler sürebilir. Bu sorun sadece akademik olarak değil, sosyal olarak da çocuğun gelişimini olumsuz etkilemektedir. Biz öğrencilerin mutlu ve başarılı bireyler olmasını hedefleyen bir okul olarak çocukların bilişsel kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmalar ile bu problemi ortadan kaldırıyoruz.”

Eylül ayından itibaren okulda dikkat, bellek ve muhakeme becerilerini geliştiren materyalli bilişsel gelişim sistemleri uyguladıklarını vurgulayan İzmir Koleji Genel Müdürü, Türk çocuklarına uygun dünyaca kabul görmüş bu metod ile çocukların öğrenmenin keyfini yaşamaya başladıklarını ifade etti.

Sadece öğrencilere değil, bireysel olarak kişilerin odaklanma, hafıza, hızlı düşünme, algılama ile ilgili problemlerini çözen Norofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu, kişilerin gerçek zihinsel kapasitelerini fark edip kullanmalarına ve arttırmalarına yardımcı oluyor.  Bilgi kayıplarına yol açan, tam öğrenmeyi engelleyen, dikkat, odaklanma, hatırlama, algılama, hızlı düşünme ile ilgili problemlerin giderilmesini sağlayan sistem, kişilerin yaşamın her alanında daha dikkatli olmasını sağlıyor.

Kaynak: İzmir Basın Grubu
,

Cas Testi

Norofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu; bilimsel olarak kabul görmüş kognitif rehabilitasyon sistemleri baz alınarak oluşturulmuş bir gelişim programıdır. Nöropsikolojik test analizleri neticesinde kişiye özel gelişim programları uzmanlarımızca belirlenmekte ve hazırlanmaktadır.

Kognitif gelişim sistemlerindeki ortak hedef; bellek problemlerinin ortadan kaldırılması, öğrenme kapasitesinin artması, dikkat ve odaklanmanın artması, muhakeme becerinin gelişmesi, yorumlama becerilerinin gelişmesi, ince ve kaba motor becerilerinin gelişmesi, dürtü problemlerinin azalması, planlama becerilerinin gelişmesi, risk analizi yapabilmesi gibi bir çok ulaştığı alan mevcuttur.

Norofix Bilişsel İşlev Geliştirme Metodu tüm bunların yanında kişilerdeki bu bilişsel gelişimleri desteklediği gibi aynı zamanda da davranışsal gelişimler hedeflerinin arasındadır. (sabır, istikrar, özgüven, kendini ifade edebilme, sorumluluk alabilme, zaman yönetimi vs..)

, , , , ,

OKULDA BAŞARIYI YAKALAMANIN SIRLARI!

Bir süre öncesine kadar sadece birer “Üniversite öğrencisi adayı” olan, fakat zor bir imtihanın ardından “Üniversiteli” olmaya hak kazanan gençler, okuldan içeri adımlarını attıkları an daha bir çok sınavdan geçeceklerini ve üniversiteyi bitirmenin de en az kazanmak kadar zor olacağını anlamışlardır…

Çiçeği burnunda üniversitelilerin kendilerini geliştirebilmeleri ve binbir güçlükle kazandıkları üniversiteyi bitirebilmeleri için neler yapmaları gerekir dersiniz?

 

Kimler başarılı oluyor?

  • Yaşadıklarından ders alarak teorik ve pratiği harmanlayabilen
  • Olaylara geniş açıdan bakarken empati sağlayabilen
  • Kendine güvenen ve hayata iyi hazırlanabilen
  • Kendini geliştirmeye hevesli olan
  • Ders dışında da okuyan, kültürlü
  • Dikkat problemleri yaşamayan, kolay odaklanabilen
  • Güçlü bir belleğe sahip olan
  • Hedefleri olan ve onları gerçekleştirmek için çabalayan
  • Okuluna değer veren ve aktivitelere katılan
  • Hocalarıyla ders dışında da fikir alışverişinde bulunan
  • İdeolojisini kendine saklayan, fikirlere açık olan
  • Güveni aptal cesaretiyle karıştırmayan
  • Gündemi takip eden, olaylara farklı yorum getirebilen
  • Yeri geldiğinde akıntının tersine gidebilen
  • Not tutmanın önemini bilen; fotokopilerle değil, kendi notlarıyla çalışan
  • İnsanlarla iyi iletişim kurabilen.
  • Verilenlerle yetinmeyip sürekli bilgiyi arayan
  • Doğru ile yanlış bilgiyi ayırt eden
  • Sosyal yönü güçlü olan, araştırmayı seven
  • Yabancı dil bilen, üniversite kütüphanesini kullanan!

Kimler başarısız oluyor?

 

  • Günlük çalışma planı yapmadan güne başlayan,
  • Derste not almak yerine akılda tutmaya çalışan,
  • Zor ve acil işler yerine, kolay ve önemsiz işlerle ilgilenen,
  • Son gece koca bir kitabı ezberleyebileceğine inanan,
  • Dağınık ve düzensiz bir ortamda çalışan,
  • Ödevlerini yaparken ayrıntılara gereğinden fazla takılan,
  • Sorunları çözümlemeyi erteleyen,
  • Dersleri keyif için sık sık eken,
  • Yapması işe yeteri kadar odaklanamayan,
  • Dikkat eksikliği yaşayan,
  • Arkadaşlarının eğlence planlarına “Hayır!” demeyi başaramayan,
  • Bir işin başlangıç ve bitiş tarihlerini, saatlerini saptayamayan, öğrencilerin başı da genelde karne zamanı ciddi bir biçimde dertte oluyor!

 

Başarıyı yakalamak için…

Eğer bir işe odaklanma noktasında sıkıntı yaşıyorsanız, öncelikli olarak dikkat yetilerinizin ne düzeyde olduğunu öğrenmekle başarıyı yakalamaya başlayabilirsiniz. Ancak çoğu zaman ne düzeyde olduğunu bilmek yeterli olmayabiliyor. Dikkatinizi geliştirmek için ilk olarak ilaçsız çözüm yöntemlerine başvurabiliriz.

Yalnızca okulda değil, iş hayatında da başarılı olmanız için sahip olmanız gereken en önemli özelliklerden bir diğeri de ‘farklı düşünme becerileri’nizin (yaratıcı düşünme) gelişmesi olmasıdır. Uzmanlar ‘farklı düşünme becerileri’nin doğuştan kişide bulunan bir özellik olmadığını, sonradan öğrenilebileceğini söylüyorlar. ‘Farklı düşünme becerileri’ aslında bir düşünce biçimidir, tek farkı; “farklı” olması!

 

Peki, bunları nasıl geliştirirsiniz?

  • Çevrenizdekilerle iletişim kurun: Değerlerinizi herkesle paylaşın. Sorunlarla karşı karşıya geldiğinizde başkalarıyla paylaşın. Çevrenizdekilerin benzer sorunlara tepkisini gözlemleyin.
  • Beyin fırtınası yapın: Çok okuyun, çok izleyin. Aynı soruya, başka başka değer yargıları ve kültürlerin vereceği yanıtları bulmaya çalışın. Ders çalışırken bir gününüzü arkadaşlarla yapacağınız tartışmalara ayırın; aynı konu üzerinde birbirinizin fikirlerini alın…
  • Fikir ve sorularınızı mutlaka not edin: Fikirler ve sorular bir anda insanın aklına gelir, daha sonra uçup giderler; siz hiç yatağından kalkıp şiir yazan şairler olduğunu duymadınız mı!
  • Enerjinizi artırın: Spor yapın, esprili ve neşeli olun. Sorun ne kadar ciddi olursa olsun, alaya almaya çalışın.
  • Bulunduğunuz ortamı rahatlatın: Bir fikir üretmek istediğiniz zaman notlardan, afişlerden hatta size konuyla ilgili çağırışım yapabilecek olan resimlerden yararlanın. Uyarıcı müzikler dinleyin.
  • Beyninizi güçlendirin: Beyin fonksiyonlarınız geliştirmek için sizi zorlayan bulmacalar çözün.
  • Beyninize ve vücudunuza iyi bakın: Sigara, uyuşturucu ve içkinin sinir sisteminiz üzerinde olumsuz etkileri olacağını unutmayın…

 

Başarının 10 düşmanı

  • Olayları dar bir sınıra hapsetmek.
  • Çabuk yargılama ve sonuca gitme eğilimi, belirsizliğe tahammül edememek.
  • Aşırı baskı ile öz disiplini birbirine karıştırmak.
  • Aşırı ciddiyet. Hayal gücü, mizah, oyun ya da hobileri küçümsemek.
  • Bilimsellik adına sezgiyi küçümsemek.
  • Özgüven eksikliği, farklılığı göze alamama, sosyal uyum kaygıları ve korku.
  • Tek taraflı uzmanlaşma, iş ya da yaşam biçimi.
  • Olayları, kavramları zihinde canlandıramama, dilin yanlış kullanımı.
  • Farklılığa tahammül edemeyen bir aile ya da iş ortamı, sosyal ortam.